|
Tufandan Sonra
SAYI NO:
03 / Ekim 2000
Türkiye'nin Biyolojik Çeşitlilik Atlası
Tehlikedeki Türler
Sürüngen ve Amfibiler
İçsu Balıkları
Anadolu Parsı
Avcılığın Sınırları
Yarasalar
Kızböcekleri ve Kelebekler
Hayvan Coğrafyası
Yaban Hayatı Yönetmek
Açık Sular ve Kıyılar
Ek: Türkiye'nin Memeli Hayvanları
|
PDF dosyaları açmak için sisteminizde yüklü olması gereken programlar
Adobe Reader 6.0
Winzip
İçindekiler
|
|
BİZ VAHŞİYİZ Yazı: Ayhan Atakol
|
|
|
Dünya Hayvanları Koruma Birliği (WSPA) 1995 yılında 'Ayılara Özgürlük-Libearty' kampanyası başlattı. Orman ve Turizm bakanlıklarıyla Türkiye Havyanları Koruma Derneği'nin ortak çalışması sonucunda, sokaklardaki dansçı ayılar toplandı ve Uludağ Üniversitesi bünyesinde Bursa Karacabey'deki Yeniköy ormanlarında kurulan 'Ayı Barınağı'nda bakıma alındılar. Ama sayıları Türkiye genelinde 2 bin tane kaldığı tahmin edilen ayılar, ne yazık ki av turizmi kapsamında 2 bin dolara öldürülebiliyorlar.
|
|
|
Dinsel efsanelere göre Nuh Peygamber, Tanrı'nın büyük gazabından yeryüzündeki yaşamı kurtaran kişi. Bir başka deyişle bugün Mavi Gezegen'deki yaşamı, canlıların muhteşem çeşitlilik ve farklılığını ona borçluyuz. Peki ama Nuh Peygamber, neden gemisine bu kadar çok türde bitki ve hayvan almış, neden sadece işine yarayacak canlılarla yetinmemiş? Bu soruların yanıtını bugün Ağrı Dağı'nda yaşayan urkeklikler veriyor.
|
|
|
Milyonlarca yıl içinde Anadolu'da çok farklı yaşam alanları oluştu. Coğrafi farklılık, canlı türlerinin olağanüstü çeşitlenmesine ve yaşamın zenginleşmesine neden oldu. Bu zenginliğe karşın Anadolu'nun geleceği karanlık görünüyor. Üzerinde yaşayan insanlar binlerce yıldır hiçbir katkıda bulunmadan bu zengin coğrafyayı yalnızca tüketiyor.
|
|
|
Atlas dergisi olarak yok olan canlı türlerini konu alan kaynaklar üzerinde kuşbakışı bir çalışma yaptık ve eski çağlardan günümüze insan karşısında tutunamayanları tespit etmeye çalıştık.
|
|
|
Ülkemizde neredeyse tüm Avrupa kıtasındaki kadar sürüngen ve amfibi türü bulunuyor. Ama bu zenginlik, geçen yüzyıldan beri talan ediliyor. Özellikle turist kisvesi altında Türkiye'ye gelen birtakım insanlar, doğal ortamlardan topladıkları türleri yurtdışına kaçırıyor.
|
|
|
Türkiye'de denetimsizlik, bilinçsizlik, aşırı avlanma ve balıklandırma çalışmaları sonucu birçok tatlı su balığının nesli tükenmek üzere. Bu yüzden bütün doğal göllere araştırma ve üretme istasyonları kurulması, besin zinciri dikkate alınarak bilimsel çalışmaların yapılması gerekiyor. Hem de çok acil.
|
|
|
Anadolu'da binlerce yıldır yaşıyordu ve büyük kedilerin en efsanevi olanıydı. Eski çağlardan günümüze resim ve kabartmaları kaldı. Çok değil, bundan 26 yıl öncesine kadar da yurdumuzda Anadolu parsına rastlanıyordu.
|
|
|
Yaban hayatı açısından Avrupa'nın hâlâ en zengin ülkesi olan Türkiye'de bir başıboşluk hüküm sürmekte. 60 milyonluk ülkede 5 milyon yivsiz silah sahibi bulunuyor. Bunların ancak 1 milyon 750 bininin av tezkeresi var. Bir yılda satılan av fişeği sayısı ise tam 70 milyon.
|
|
|
Yeryüzündeki 19 memeli takımından biri olan yarasalar, doğal denge açısından büyük öneme sahip. Ama insanların dünyasında yarasalar hakkında hiçbir bilimsel dayanağı olmayan olumsuz önyargılar hâkim. Öte yandan orman yangınları ve tarım ilaçları da bu canlıların yaşam ortamlarını hızla yok ediyor.
|
|
|
Sulak alanların ve çiçeklerin üzerinde dans ederek uçan kızböcekleri, yeryüzünde ilk kez 200 milyon yıl önce göründü. Kelebekler ise 100 milyon yıl önce. Vahşi doğadaki insan kaynaklı yıkım, biyoçeşitlilik açısından büyük önem taşıyan bu hayvanları tehdit ediyor. Bir zamanlar birçok kelebek türünün yaşadığı Akdeniz kıyıları, yoğun turizm ve tarımsal ilaçlama nedeniyle çok fakirleşti. Son 30 yıllık arazi gözlemleri, bu alanların tür çeşitliliği bakımından çölleştiğini gösteriyor.
|
|
|
Coğrafi konumu ve yeryüzü şekillerinin çeşitliliği nedeniyle Türkiye, biyolojik çeşitlilik açısından son derece ayrıcalıklı bir konumda. Bu durum, Avrupa, Asya ve Afrika arasında göç eden türler için Türkiye'yi mükemmel bir 'otoyol' haline getiriyor.
|
|
|
Yaban hayatı koruma düşüncesi günümüzde küresel boyutlara ulaştı. Artık koruma, bilimsel temelde ve katılımcı bir anlayışla ele alınıyor. Bilim adamlarının yanı sıra, doğayla ilgili derneklerin ve yöre halkının katılımı da sağlanıyor.
|
|
|
Deniz ve kıyılarımızda birçok canlı türü yaşıyor. Ne yazık ki ekonomik değeri olsun olmasın, tümünde tehlikeli bir azalma söz konusu. Bu azalma bazı türlerde öylesine ileri boyutlara ulaştı ki soyları tükenme noktasına geldi.
|
|
|
|